
1920
1930
1931
1932
1933
1934
1935
1936
1937
1938
1939
1940
1941
1942
1943
1944
1945
1946
1947
1948
1949
1950
1951
1952
1953
1954
1955
1956
1957
1958
1959
1960
1961
1962
1963
1964
1965
1966
1967
1968
1969
1970
1971
1972
1973
1974
1975
1976
1977
1978
1979
1980
1981
1982
1983
1984
1985
1986
1987
1988
1989
1990
1991
1992
1993
1994
1995
1996
1997
1998
1999
2000
2001
2002
2003
2004
2005
2006
2007
2008
2009
2010
2011
2012
2013
2014
2015
2016
2017
2018
2019
2020
2021
2022
2023
2024
2025
2026
2027
2028
2029
2030
2031
2032
2033
2034
2035
2036
2037
2038
2039
TİYATRO HABERLERİ
OYUN-LİSTE
OYUN-KÜNYE
TİYATRO YAZILARI

2.NİSAN.1933
Hazım Körmükçü Bursa'da...
KARAGÖZ ANITI
Milliyet Gazetesi
2.Nisan.1933
Sayfa-2
TALİP KOÇ ARŞİVİ
1933
OCAK 1933
İSTANBUL ŞEHİR TİYATROSU
BURSA'DA...
İstanbul Şehir Tiyatrosu, Mustafa Kemal Atatürk'ün de katılımıyla
Müfettiş ve Balaban Ağa oyunlarını sahneler.
1933
18.MAYIS.1933
İSTANBUL ŞEHİR TİYATROSU BURSA'DA...
İstanbul Şehir Tiyatrosu Tayyare Cemiyeti yararına, Tayyare Sineması’nda Şaka, Kalbin Sesi, Blöf, Renkli Fener, Güneş Batarken oyunlarını sahnelenir.
...18 Mayıs Perşembe saat 7.30’da otobüsle Bursa’ya yollandık. Yolların bozukluğu eskisinden de berbat. Saat 16’da hurdahaş bir halde şehre girdik. Oynayacağımız tiyatronun karşısında ‘Luca Palas’ isimli yeni yapılmış temiz; servisi insanı sinirlendirmeyen bir otele yerleştik.
Tayyare Cemiyeti (Türk Hava Kurumu) hem sinema ve hem de tiyatro olarak bir binaya başlamıştı. Geçen yıl bitmiş. Bu yeni binada üç oyun oynayacağız.
Rivayete göre, bina 420.000 liraya mal olmuş. Günahları boyunlarına, ama biraz fazlaca haminto olmuş gibi. Bu kadar serveti yiyecek ‘cüsseye’ sahip bir binaya benzemiyor. Daha çok ucuza, daha iyisi yapılabilirdi. Bursa’nın mimarîsine uysun diye mi nedir, binanın cephesi eski zaman evlerinin balkonları gibi. Pencerelerde kafesler eksik. Ama yine de “Bursa bina mimarîsine” bir benzerliği olamamış.
Hava müthiş yağmurlu. Caddeden seller akıyor. Buna rağmen tiyatro dolu.”
VASFİ RIZA ZOBU
O Günden Bu Güne
Milliyet Yayınları
1977
1933
BURSA (HALKEVİ-1930)
GEMLİK HALKEVİ
TEMSİL HEYETİ KURULDU
Temsil Heyeti'nin yaptığı açıklamaya göre:
"...Her Halkevi gibi Bursa Merkez ve kazalarındaki Halkevleri de temsil yolu ile halkın terbiyesinde büyük bir işler göreceğine kani olarak temsi| faaliyettne layık olduğu ehemmiyeti vernıişlerdir."
Babam İbrahim Turan Bursa ve bir kaç yakın arkadaşı (Hasan Yılmaz Ant ile Hüseyin Taran gibi) Halkevi Kollarının üç numaralı şubesi olan “Temsil Kolları” çalışmaları içinde alırlar yerlerini.
Halkevi sahnesi bir milli kültür sahnesi olarak, ortak çalışan, milli müdafaa için emek veren mücahitlerden sayılacaktır.
Muallim Nedim Bey, Recep Peker’in ateşli bildirilerini tekrarlayarak dolaşıyor çarşı içinde, kahvehanelerde. Gençliği birliğe, beraberliğe çağırıyor. Bir muallim, mektepteki vazifesini yaptıktan sonra işinin bittiğini sanıyorsa yanılıyordur. Saltanatla cumhuriyetin, irtica ve inkılabın, modern mekteplerle medresenin, iyi vatandaşla kötü vatandaşın; şahsi menfaatlerin, miskinlik ve cehaletin kaçınılmaz sonucu fakirlikle, namus dairesinde kazanılmış refahın, yeis ve bedbinlikle ümit ve nikbinliğin; bunlar gibi daha sayılabilecek birçok konu, halkevleri temsil mesaisine zemin teşkil edecektir.
Ülke genelinde talimatnameler neşrediliyor, bu talimatnameler halkevlerine geliyordu. Muallim Nedim Bey başta olmak üzere bu gibi işleri üzerine alan muallimler, birer ikişer dağıtıyorlardı gençlere bildirileri. Gazetelerde yazılar çıkıyordu bu konuda. Halkevleri dergilerinde yazılar çıkıyordu bu konuda. İşte, Halkevi dergisindeki bir yazıdan küçük bir örnek:
“Ankara’da beş günde altı bin kişinin seyrettiği Akın piyesinin temsilinden edinilen tecrübeye göre, memleketimizde en faydalı, en tesirli vasıta temsildir. Temsil şubesinde vazife alacak kadın ve erkek arkadaşlar belki en yorucu sahayı seçmiş olacaklardır. Fakat hizmetleri milli kültür ve milli yükseliş tarihimizde zaman geçtikçe daha da takdir edilecek şerefli bir hatıra bırakmış olacaklardır.”
Gemlikli gençler de ülkenin diğer yerlerinde olduğu gibi yeteneklerine göre Spor, İçtimai Yardım, Halk Dershaneleri, Kütüphanecilik ve Neşriyat, Köycülük, Sergiler gibi bölümlere kayıtlarını yaptırdılar. Can sıkıntısı ile ne yapacaklarını bilemeyen gençler, artık kahvehanelerin yararsız kalabalıklarından kurtulmuşlar, akşam kursları, gece provaları derken kendilerini oyalayacak yararlı alanlara doğru kaymaya başlamışlardı. Yaşamlara bir renk, bir anlam gelmişti. Gemlik’te Temsil Kolu çalışmalarına katılan gençler arasında bir kaç da genç kız vardı. Bu genç kızlar her ne kadar acemi ve yeteneksiz de olsalar, renk katıyorlardı oyunlara, kendilerinden söz ettiriyorlardı. Üstte oynanıyordu piyesler Gemlik Halkevi sahnesinde. Salon dolup taşıyor, yankıları haftalar, aylarca sürüyordu. Bir Müftünün Hüseyin vardı (Hüseyin Taran) kısa boylu, tombalacık bedenli ve de güleç yüzlü. Tatlı söyler, tatlı konuşurdu. Aynaroz Kadısı’nı oynayınca birden ünlü oldu Gemlik içinde. İbrahim Turan ve Hasan Yılmaz dram oynuyordu. Üç cumartesi ve pazar üst üste oynadıktan sonra Bursa Halkevi Sahnesi’nde de gösterildi kimi oyunlar. Çok tutulursa çevre illere de giderlerdi.
Günler şenlikli geçiyordu. Yarının bu günden daha iyi olacağını halka göstermenin; ileri, hep ileri gitmek gerektiği gibi düşünceleri insanlara götürebilmenin coşkusu içinde… Bursa Halkevi oyuncuları Gemlik’e geliyor, bir Turgut var ki, Bursalıları da kırıp geçiriyor. İngiliz Kemal rolü ile Hasan Yılmaz Ant unutulmaz bir oyun verdi. İbrahim Turan ise Padişah Vahdettin rolündeki başarısı ile zihinlerde silinmez bir iz bıraktı.
İstanbul’daki Darülbedai temsillerini andıran oyunlar verdiklerini zanneden bu oldukça yetenekli gençler, her ne kadar acemi de olsalar, gönüllerindeki coşku ile Gemlik halkının günlerine renk kattılar. Çoban piyesi ile İngiliz Kemal ile unutulmaz tablolar çizdiler.
ZEBERCET COŞKUN
Kimler Geldi Kimler Geçti
1999
ZEBERCET COŞKUN
1933
