top of page
Bursa Tiyatro Tarihi-5 1920
1920
1931
1932
1933
1934
1935
1936
1937
1938
1939
1940
1941
1942
1943
1944
1945
1946
1947
1948
1949
1950
1951
1952
1953
1954
1955
1956
1957
1958
1959
1960
1961
1962
1963
1964
1965
1966
1967
1968
1969
1970
1971
1972
1973
1974
1975
1976
1977
1978
1979
1980
1981
1982
1983
1984
1985
1986
1987
1988
1989
1990
1991
1992
1993
1994
1995
1996
1997
1998
1999
2000
2001
2002
2003
2004
2005
2006
2007
2008
2009
2010
2011
2012
2013
2014
2015
2016
2017
2018
2019
2020
2021
2022
2023
2024
2025
2026
2027
2028
2029
2030
2031
2032
2033
2034
2035
2036
2037
2038
2039
TARİHÇE 
OYUN-LİSTE
 
OYUN-KÜNYE
TİYATRO YAZILARI
Cumhuriyet Gazetesi
7.Kasım.1929
TALİP KOÇ ARŞİVİ
Bursa Tiyatrocuların İstilası
1924
16.HAZİRAN


















































Şadi Beğ ve Rüfekâsı
Milli sinemada salı ve perşembe  akşamları son temsîllerini              verecekler.

              ERTUĞRUL GAZETESİ

                       16.HAZİRAN.1924
                                      SAYI-760

                                       SAYFA 1
                      TALİP KOÇ-ARŞİVİ

SEKİZİNCİ
Daru'l Bedayi'in güzîde ve mümtâz artisi Şadi Beğ ve rüfekâsı Sanâyi'-i Nefise yurdundaki "Odalık" "Kılıbık"
ve hisse-i şayi'adan Mükerrem pençşenbe akşamı Millî Sinema'da tiyatroyu dolduran azim bir galabalığın kopartdığı alkış tûfânları arasında "Sekizinci"yi temsîl itdiler. İbnu'r Refik Ahmed Nuri Beğin dört perdelik bu zarif ve şık mudhikesi Habib Neccar'ı temsîl iden Şadi Beğ Afife Hanımın o her dürlü takdîr ve sitâyişlerin çok fevkindeki yüksek kudret-i san'atkarâneleriyle muvaffakiyetinden muvaffakiyete uçurulmuş, tiyatro binasını çınlatan alkış tûfânları güzîde ve sevgili san'atkarımızı bir çok defalar perdeyi açdırarak teşekkür itmek mecbûriyeti karşısında bırakmışdır.

Sekizinci ma'lûm olduğu üzere Mısırlı bir genç olan Habib Neccar'la, Habin Neccar'ın sekizinci zevcesi olan Mükerrem Paşa'nın kızı Nebile arasında cereyân iden çok şık çok nefis bir mudhikedir. Habib Neccar Nebile'ye Büyükada'da otelde tesâdüf idiyor ve derhâl Mükerrem Paşadan kızını isteyor. Habib Neccar yedi def'a evlenmişdir. Bunlardan birincisi "fevt mütebâkîsi ıtlak" sûretiyle ayrılmışdır. Çünki Habib Neccar'ın adeti bin lira mihr-i müeccele bin lira mihr-i mu'accel tesviye ider. Lira, Mükerrem Paşa ile refîkasının tehalikle sorub anladıkları vechile Mısır lirasıdır.

Nebile iki bin lira mu'accel, iki bin lira müeccel ve ayrıca o kadar da yüz görümlüğüyle izdivâca muvâfakat idiyor.

Babasını çok fenâ bir vaz'iyet-i mâliyeden kurtarmak içün muvâfakat itdiği bu izdivâcdan Nebile memnûn değildir. O yeğeni Yusuf'u seviyor. Ve Mısırlıdan ayrılmak isteyor. Anonim mektûblar, teşebbüs itdiği muhtelif tarz ve şekiller Nebile'ye bunu te'mîn idemiyor. Nihâyet son plan, Yusuf'u konağa da'vet idiyor ve bizim ıyş ve nûşa devâm iderken gelen Habib Neccar Yusuf'u Nebile'nin dizlerinde sır(ıt)mış bir halde buluyor. Asıldığı rovolver de artık kendisine sâdık değildir. Kurşunları daha ta sabahdan bu planın tatbîki hazırlanırken Nebile tarafından alınmışdır. Zavallı Mısırlı Yusuf'u tokatla koğdukdan sonra ağlayarak Nebile'nin talaknâmesini imzalayor ve "git, iblis, git, istemem, istemem" diye inleyor.

Ve perde kapanırken halkın kopartdığı alkış tûfânlarıyla Neccar (Şadi Beğ) üç def'a takdîrkarlarına teşekkür idiyor. Habib Neccar artık konağa kimseyi kabûl itmiyor. Artık kadınlardan nefret itmişdir. Eski müstahdemi kâmilen "matrud" olmuşdur. Tahsin Efendi de buna namzeddir. Fakat her yerde Nebile'nin fotoğrafları ve mektûbları çıkıyor ve bu Mısırlıyı artık cünunlara sevk idiyor.

ERTUĞRUL GAZETESİ
16.HAZİRAN.1924
SAYI-760
SAYFA 1

 
1924
16.HAZİRAN

ERTUĞRUL GAZETESİ

16.HAZİRAN.1924
SAYI-760
SAYFA 1

















































Şadi Beğ ve RüfekâsıMilli sinemada salı ve perşembe  akşamları son temsîllerini              verecekler.
             

                                ERTUĞRUL GAZETESİ
                                           16.HAZİRAN.1924                                                          SAYI-760                                                           SAYFA 1                                           TALİP KOÇ-ARŞİV

SEKİZİNCİ
Daru'l Bedayi'in güzîde ve mümtâz artisi Şadi Beğ ve rüfekâsı Sanâyi'-i Nefise yurdundaki "Odalık" "Kılıbık"
ve hisse-i şayi'adan Mükerrem pençşenbe akşamı Millî Sinema'da tiyatroyu dolduran azim bir galabalığın kopartdığı alkış tûfânları arasında "Sekizinci"yi temsîl itdiler. İbnu'r Refik Ahmed Nuri Beğin dört perdelik bu zarif ve şık mudhikesi Habib Neccar'ı temsîl iden Şadi Beğ Afife Hanımın o her dürlü takdîr ve sitâyişlerin çok fevkindeki yüksek kudret-i san'atkarâneleriyle muvaffakiyetinden muvaffakiyete uçurulmuş, tiyatro binasını çınlatan alkış tûfânları güzîde ve sevgili san'atkarımızı bir çok defalar perdeyi açdırarak teşekkür itmek mecbûriyeti karşısında bırakmışdır.

Sekizinci ma'lûm olduğu üzere Mısırlı bir genç olan Habib Neccar'la, Habin Neccar'ın sekizinci zevcesi olan Mükerrem Paşa'nın kızı Nebile arasında cereyân iden çok şık çok nefis bir mudhikedir. Habib Neccar Nebile'ye Büyükada'da otelde tesâdüf idiyor ve derhâl Mükerrem Paşadan kızını isteyor. Habib Neccar yedi def'a evlenmişdir. Bunlardan birincisi "fevt mütebâkîsi ıtlak" sûretiyle ayrılmışdır. Çünki Habib Neccar'ın adeti bin lira mihr-i müeccele bin lira mihr-i mu'accel tesviye ider. Lira, Mükerrem Paşa ile refîkasının tehalikle sorub anladıkları vechile Mısır lirasıdır.

Nebile iki bin lira mu'accel, iki bin lira müeccel ve ayrıca o kadar da yüz görümlüğüyle izdivâca muvâfakat idiyor.

Babasını çok fenâ bir vaz'iyet-i mâliyeden kurtarmak içün muvâfakat itdiği bu izdivâcdan Nebile memnûn değildir. O yeğeni Yusuf'u seviyor. Ve Mısırlıdan ayrılmak isteyor. Anonim mektûblar, teşebbüs itdiği muhtelif tarz ve şekiller Nebile'ye bunu te'mîn idemiyor. Nihâyet son plan, Yusuf'u konağa da'vet idiyor ve bizim ıyş ve nûşa devâm iderken gelen Habib Neccar Yusuf'u Nebile'nin dizlerinde sır(ıt)mış bir halde buluyor. Asıldığı rovolver de artık kendisine sâdık değildir. Kurşunları daha ta sabahdan bu planın tatbîki hazırlanırken Nebile tarafından alınmışdır. Zavallı Mısırlı Yusuf'u tokatla koğdukdan sonra ağlayarak Nebile'nin talaknâmesini imzalayor ve "git, iblis, git, istemem, istemem" diye inleyor.

Ve perde kapanırken halkın kopartdığı alkış tûfânlarıyla Neccar (Şadi Beğ) üç def'a takdîrkarlarına teşekkür idiyor. Habib Neccar artık konağa kimseyi kabûl itmiyor. Artık kadınlardan nefret itmişdir. Eski müstahdemi kâmilen "matrud" olmuşdur. Tahsin Efendi de buna namzeddir. Fakat her yerde Nebile'nin fotoğrafları ve mektûbları çıkıyor ve bu Mısırlıyı artık cünunlara sevk idiyor.

ERTUĞRUL GAZETESİ
16.HAZİRAN.1924
SAYI-760
SAYFA 1



 
Sadi Bey Kumpanyası 1924
Sadi Bey Kumpanyası 1924
SEMİH GÜNVER
1917-2000
Semih Günver
1925
25.EYLÜL

MUSTAFA KEMAL ATATÜRK,
BURSA'DA
TİYATRO OYUNU İZLEDİ.

  Mustafa Kemal Atatürk, 25 Eylül 1925’de İstanbul Dar’ül Muallimi öğrencileri tarafından eski Gregoryen Kilisesi'nde 

(Günümüzde Setbaşı İlkokulu ile İl Halk Kütüphanesi arasındaki alan-Muallimler Birliği Sineması / Bursa Türk Ocağı Tiyatrosu) sahnelenilen Şahabettin Süleyman’ın Muallim oyununu 1000 e yakın seyirci ile birlikte seyretmiştir. 
"...Gazi, fırtına gibiydi. 23 Eylül’de Türk Ocağı’nda Şapka Devrimi konuşmasını yaptı. Babam, kalpaklarımızı dolaba kitledi. Böylece sağ kulağım da baskıdan kurtuldu. 
 
   Gazi’nin ziyareti dolayısıyla Zeki Beyin Başkanlığında, Ankara’dan Senfoni Orkestrası; İstanbul’dan da Darülbedayi, kadrosunda Bedia Muvahhit ve kocası dahil, Bursa’ya geldiler. Setbaşının sol tarafındaki yokuşun ortalarında bulunan harap Rum kilisesi acele tamir edilmiş, mihrap kısmına bir sahne yapılmış, perde takılmış, arka taraftaki balkon da temizlenip, iskemleler konularak şeref tribünü haline getirilmişti.

 

   Hayatımın ilk orkestra konserini ve tiyatro temsilini, Atatürk’ten iki sıra arkada, bir iskemle üzerine oturmuş, tertemiz, uslu uslu izlemiştim. Gazi Mustafa Kemal’in arkadan sağ profilini görüyordum. Düz yatırılmış sarı saçları parlıyordu. Kaşları çatıktı. Yüzü zayıftı. Babam onun arkasındaki sıradaydı. Ankara’dan gelenler vali, Mustafa Kemal’le aynı sırada oturmaktaydılar. Hepsi huzursuz ve endişeli görünüyor, Gazi’nin temsili ve konseri beğenip beğenmeyeceğini kestiremiyor, ani bir kızgınlığından kaygı duyuyorlardı. Ben, iskemlemde kollarımı ütülü beyaz gömleğimin üzerinde, bacaklarımı o sabah boyattığımız siyah potinlerimin sıktığı ayak bileklerim hizasında kavuşturmuş, paşalar gibi oturuyordum. Gazi Paşa kızsa da herhalde bana kızmazdı. Babamın eve getirdiği Amerikan müziği plakları beynimde fırtınalar koparmıştı. Orkestra hangi eserleri çaldı bilemiyorum. Fakat bu defa, bu konser beni rahatsız etmedi, sesler daha munis, melodi daha uysal geldi. Konseri sonuna kadar sıkılmadan dinledim. 

 

   Darülbedayi artistlerinin sergiledikleri eser, galiba bir Fransız komedisi idi. Bedia Muvahhit zarif ve inceydi. Kocası Muvahhit, hassas bir adama benziyordu. Bedia Muvahhit’in Fransızca’ya çalan şivesini o yaşta bile bir hayli yadırgamıştım. Bu benim, sekiz yaşımda tiyatro dünyası ile ilk tanışmam oldu. Tiyatroya o tarihten bu yana sadık kaldım. Başarılı ve tanınmış bir tiyatro sanatçısı olmak arzusunu kalbimde uzun yıllar sakladım…

 

   Gazi, 1 Ekim’de Bursa’da Dokuma Fabrikası’nın temelini attı, 2 Ekim’de Bursa Kız Muallim Mektebi’ndeki müsamereyi seyretti. 

 

   Mustafa Kemal, 3 Ekim’de belediyede verilen ziyafette, sanat ve kültür konularına temas etti. Bursa’daki konseri ve tiyatro temsilini beğenmişti. Yaptığı konuşmada, sanatçıları övdü ve ‘Memlekette bu nevi sanatkârlar, ihtiyaç ile mütenasip şart ve miktarda yetiştirilememiştir’ dedi.”

 

SEMİH GÜNVER

Bir Kiraz Ağacı Olsaydım,

Bilgi Yayınevi

1986

1925
2.EKİM

MUSTAFA KEMAL ATATÜRK,
BURSA KIZ LİSESİ'NDE

MÜSAMERE İZLEDİ

 
2 Ekim’de Bursa Kız Muallim Mektebi’ndeki müsamereyi seyretti.
1926
2.HAZİRAN

MUSTAFA KEMAL ATATÜRK,
BURSA KIZ LİSESİ'NDE

MÜSAMERE İZLEDİ

 
2 Ekim’de Bursa Kız Muallim Mektebi’ndeki müsamereyi seyretti.
1926
2.HAZİRAN

MUSTAFA KEMAL ATATÜRK,
BURSA'DA
DARÜLBEDAYİ'NİN

-DEVLET KUŞU
TİYATRO OYUNUNU SEYRETTİ

 
YER:Gregoryen Kilisesi'nde 
(Günümüzde Setbaşı İlkokulu ile İl Halk Kütüphanesi arasındaki alan-Muallimler Birliği Sineması / Bursa Türk Ocağı Tiyatrosu)
1926
4.HAZİRAN

MUSTAFA KEMAL ATATÜRK,
BURSA'DA

-DARÜLBEDAYİ'NİN BİR
OYUNUNU SEYRETTİ

 




















YER:Gregoryen Kilisesi'nde 
(Günümüzde Setbaşı İlkokulu ile İl Halk Kütüphanesi arasındaki alan-Muallimler Birliği Sineması / Bursa Türk Ocağı Tiyatrosu)
1926
6.HAZİRAN

MUSTAFA KEMAL ATATÜRK,
BURSA'DA

DARÜLBEDAYİ'NİN 
-SÜT KARDEŞLER
OYUNUNU SEYRETTİ

 
















YER:Gregoryen Kilisesi'nde 
(Günümüzde Setbaşı İlkokulu ile İl Halk Kütüphanesi arasındaki alan-Muallimler Birliği Sineması / Bursa Türk Ocağı Tiyatrosu)
1926
7.HAZİRAN

MUSTAFA KEMAL ATATÜRK,
BURSA'DA

DARÜLBEDAYİ'NİN 
HALK MEKTEPLERİ
YARARINA ORGANİZE ETTİĞİ
BİR OYUN SEYRETTİ.

 

















YER:Gregoryen Kilisesi'nde 
(Günümüzde Setbaşı İlkokulu ile İl Halk Kütüphanesi arasındaki alan-Muallimler Birliği Sineması / Bursa Türk Ocağı Tiyatrosu)
Dar’ülbedai’nin temsiline teşrif buyuran Paşa Hazretleri halkın devamlı alkışları ile istikbal ve temsili halkla beraber oturarak temaşa etmişler ve sanatkâları müteaddid defalar alkışlamışlardır. Gazi Hazretleri halkla konuşarak aynı tezahürat hürmetkârane olunmuşlardır
             Vasfi Rıza Zobu
      O Günden Bu Güne
             İletişim Yayınları
                              1977
Vasfi Rıza Zobu
Gazi Hazretleri dün geceki (7 Haziran) müsamereyi halkın alkışları arasında konuşarak takip buyurdular. Piyesin nihayetinde halkın ısrarı üzerine perde iki defa açılarak Gazi reverans yaparak sanatkârları tekdir ettiler. Başta gelen piyesi çok beğendiler.
             Vasfi Rıza Zobu
      O Günden Bu Güne
             İletişim Yayınları
                              1977
Gazi Paşa Hazretleri, sanatkârları müteaddid defalar alkışladılar. Oyunun hitam müşarünileyh hazretleri aynı tezahürat ve hürmetkârane ile teşyi olunmuşlar ve halkla görüşerek otomobillerine gitmişlerdir.
             Vasfi Rıza Zobu
      O Günden Bu Güne
             İletişim Yayınları
                              1977
Vasfi Rıza Zobu
Vasfi Rıza Zobu
1927
ŞÜKRÜ SERENER
BURSA'DA...





























1927’de topluluğumuzun dağılması üzerine diğer sanatçılarla birlikte Bursa’ya gelerek Ahmet Güldürür ve Talât Beylerin yönetimindeki tiyatroya katıldık. Setbaşındaki Şafak ve Açıkhava tiyatrolarında temsiller verdikten sonra turneye çıktık.

                          METİN BELGİN
                           YENİ NİLÜFER
                               KASIM 1975
                                        SAYI-3
1926
9.HAZİRAN

DARÜLBEDAYİ

-AMAN HANIM, BİRAZ SUS OYUNUNU SAHNELEDİ
 
YER:Gregoryen Kilisesi'nde 
(Günümüzde Setbaşı İlkokulu ile İl Halk Kütüphanesi arasındaki alan-Muallimler Birliği Sineması / Bursa Türk Ocağı Tiyatrosu)
1926
10.HAZİRAN

DARÜLBEDAYİ

-AFACAN VE BİNNAZ OYUNLARINI SAHNELEDİ
 
YER:Gregoryen Kilisesi'nde 
(Günümüzde Setbaşı İlkokulu ile İl Halk Kütüphanesi arasındaki alan-Muallimler Birliği Sineması / Bursa Türk Ocağı Tiyatrosu)
Yeni Nilufer 1975
1920

BURHANETTİN TEPSİ
BURSA'DA...
 
Burhanettin Tepsi
Bursa Yedeksubay Yardımlaşma Kurumu’na gelir elde etmek amacıyla İstanbul Efendisi oyununu sahneledi.
1929
BURSA TİYATROCULARIN
İSTİLASINA UĞRADI...
Türk Tiyatro Tarihi-Kitaplarını Satın Almak İçin
Türk Tiyatro Tarihi
Türk Tiyatro Tarihi
Günlük Online Tiyatro Gazetesi
Türk Tiyatro Tarihi
Türk Tiyatro Tarihi
bottom of page